SeN MecNuN DeğiLSiN ki...!


                                                                                    by khalodies..

 

“Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken ne bir saniye geç.

Her insan için bir âşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı..” der Şems…

 Beşeri veya ilahi, aşkın her halinde aşk, insanı farklı pencerelerden görmeye sevkeder.. Gönülde bambaşka bir göz daha açılır ki tek bir zerre yoktur kötü olsun sevgiden yoksun olsun.,  Herkese farklı farklı renkler katar aşk..Her âşığın gönül rengi başkadır..
Az çok halinden anlasa da kendilerini mest eden  bir şey bir diğer aşığa aynı  mestliği bahşetmez.. Zaman zaman bakıp da çiftlere  a aaa aaa bu çocuk bu kızı mı sevmiş kıza bak çocuğa bak ya da bu kız bu çocuğa nasıl bakmış vah vah yazık olmuş gül gibi kıza falan gibisinden komik anlamsız cümleler duymuşuzdur eminim hemen hemen hepimiz.. İyi de e güzel insan, senin ne gözün o bakan göz ne de gönlün aynı gönül değil ki.. Bir mi bakışınız sanırsın..

Mesele tam da bahsettiğim gönül renginin farklılığında yatar bu durumda işte..

Şimdi nerden esinlenildi bu konu dimi..

Okuduğum kitapları hele ki dolu dolu olduğunu düşündüğüm kitapları zaman zaman açıp tekrar şöyle bir karıştırmaya keşfetmeye bayılırım.. Sanki  ilk defa okuyormuşum gibi merakla  keyifle okurum bazı satırları.. Güzel noktaları hatırlamak hoş oluyor..Aşk kitabını alıp gezinirken bir hikayeyi okudum tekrar.. Ondandır bu cümlelerim… ve dediğim şeyi  daha da iyi anlatabilmek için o okuduğum hikayeyi de paylaşıyorum…

 Mecnun’un Leyla’yı deli divane sevdiğini duyan halife Leyla’yı pek merak edermiş. Mecnun’u bu kadar mest ettiğine göre bu Leyla çok özel bir kadın olmalı” dermiş kendi kendine. “Öyle bir kadın ki hem cinslerinden kat be kat güzel ve alımlı.” Giderek merakı katlanmış, bildiği ne kadar Ali Cengiz oyunu varsa oynamış ki, Leyla’yı dünya gözüyle bir kerecik görsün.

En nihayetinde Leyla’yı bulup, Halife’nin sarayına getirmişler. Süsleyip püsleyip karşısına çıkarmışlar. Ne var ki Leyla peçesini çekince halife Harun Reşit hüsrana uğramış. Sanılmasın ki Leyla çirkinmiş ya da kötürüm veya yaşlı. Ama öyle sıra dışı bir cazibesi yokmuş açıkçası. Sayısız diğer kadın gibi o da noksanları kusurları olan bir faniymiş işte.

Halife hayal kırıklığını saklamamış. “Leyla Leyla dedikleri bu mu Allah aşkına? Mecnun bunun neyine vurulmuş ki? Alelade bir kadın. Ne farkı var ötekilerden ?

Bunu duyan Leyla gülmüş. “Evet , ben Leyla’yım ama sen Mecnun değilsin ki” diye cevap vermiş. “Sen beni bir de Mecnun’un gözlerinden görebilsen. Sanma ki  başka türlü aşk denen sırra erebilirsin…

 Şems de böyledir Mevlana’da…

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !